Haberler
Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk; 18 Mart Hür Ve Bağımsız Yaşama İrademizin İlham Kaynağıdır.
Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferinin 101’inci Yıldönümü ve Şehitler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında, 18 Mart 1915’in yüzlerce yıllık bir tarih ile geleceği de içinde barındıran ve yüzlerce yıllık tarih süzgecinden geçerek oluşan millet karakteriyle geleceği de şekillendiren özel bir gün olduğunu söyledi.


Konuk, “Çanakkale’de aynı amaç için birbirine sarılanların; zengin, fakir, kentli, köylü, kökü, kökeni, nesebi ve meşrebine bakılmaksızın hepsinin tek adı vardı; Çanakkale Şehidi. Ve yüzbinlerin ortak adı olan o ismin kahramanları hala birliğimizin teminatı, hür ve bağımsız yaşama irademizin ilham kaynağıdır” dedi.

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101’inci yıldönümü ve Şehitler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, 18 Mart tarihinin, milletler için tarihin akışının değiştiği özel önem taşıyan günlerden biri olduğunu söyledi.

Konuk, mesajında şunları vurguladı;

“Bu özel günler o tarihi olayla özel bir mana yüklenirler ve o özel mana o tarihle özdeşleşerek nesilden nesile taşınır. Bu özel ve özellikli günler bir milletin, millet karakterini yekvücut sergilendiği ve milletin tüm unsurlarının ortak bir tavır ile davranış bütünlüğü sergilediği günlerdir. O özel günde sergilenen karakter ve tavır, milletin geleceğe doğru yürüyüşünde millet karakterinin de o karakter ve tavırla yoğrulmasını, o özel günün üstlendiği mana bütünlüğünün millet hafızasına nakşedilmesini sağlar.

18 Mart da milletimiz için o özel günler içinde en özellerinden biridir. 18 Mart 1915, yaşandığı günden ve o günün 24 saatlik zaman diliminden ibaret değildir. 18 Mart 1915, yüzlerce yıllık bir tarih ile geleceği de içinde barındıran ve yüzlerce yıllık tarih süzgecinden geçerek oluşan millet karakteriyle geleceği de şekillendiren özel bir gündür.

O özel günün, yani Çanakkale zaferinin 101’inci yılına ulaştık. O mahşeri mücadelenin ve yurdumuza yönelik tarihin en kanlı hücumlarından birinin yaşandığı günler geride kalalı bir asrı geçti. O acı, fakat bir o kadar şerefli mücadelenin içinde yer alan nesiller de, o mücadelenin canlı şahitleri de bugün yaşamıyorlar. Onlar yaşamıyor, ama bugün yaşayan nesillerin 7’den 70’e hepsi o boğaz harbinde kendi yer almışçasına o hatırayı millet hafızasında yaşatıyor ve kendi benliğinde yaşıyor. Milletimizin her ferdi Çanakkale denilince kendinden bir parça bulur, hiç Çanakkale’ye gitmeyenin bile hafızasının derinliklerinde Çanakkale hatırası vardır. Milletimizin her ferdinin içinde Çanakkale ruhu canlı ve dipdiri varlığını muhafaza eder. En genç nesiller bile Çanakkale’de verilen mücadelenin içinde yer almışçasına bir ruh halini bugün de benliklerinde muhafaza ederler.”

ÇANAKKALE ŞEHİDİ, BİRLİĞİMİZİN TEMİNATIDIR

“Millet hafızası, o tarihi anı ve Çanakkale’de yaşanan ulvi hissiyatı nesilden nesile aktararak unutulmasına müsaade etmedi. Milletin her ferdi ve her gelen nesilde o mücadelede bir hissiyatına karşılık buldu. İmparatorluk coğrafyasının tevhidi kurtarmak gayretiyle verdiği son ve o en büyük mücadelede inancı, kökü ve kökeni her ne olursa olsun bila istisna imparatorluğun tüm unsurları yer aldı” diyen Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, mesajını şöyle sürdürdü;

“Bugün adını bile unuttuğumuz sancaklardan koşup Çanakkale’de buluşanlar hala yan yana yatıyor. O günün ve milletimizin kültürel zenginliğinin sembolü, milletimizin tüm unsurları da peşinde koştukları kardeşlik ve ortak gayenin kaderlerini tecelli ettirdiği mevzilerde nizasız ve dostça ebedi istirahatteler.

Çanakkale’nin unutulmazlığı ve nesilden nesle aynı hissiyatla yaşanmasının nedeni de buradadır. O çetin mücadelede her kesimin ve herkesin yeri vardır. Bugün sınırlarımızın dışında olan kardeşlerimizin de Anadolu’daki her hanenin de Çanakkale şehidi ya da gazisi olan aile büyüğü mevcuttur. Her gelen yeni nesil onların hikâyeleriyle büyümüş ve o mücadelede kendinden bir parça bulmuştur. O ulvi mücadelede bugün her kesimin ve herkesin benimseyeceği bir gaye vardır. Bunun adı hürriyettir, bunun adı birliktir, bunun adı namustur, bunun adı vatandır, bunun adı fedakârlıktır, bunun adı yüzlerce yıl bir ve bir arada yaşayan milletin tüm unsurlarıyla bir birine sarılarak yaşamaya devam etme iradesidir.

Çanakkale’de kanlarıyla birliği kurtaran ve zaferi göremeyip destanını yazan, Mehmet Akif’in Bedr’in aslanlarıyla eş tuttuğu şanlı şehitlerimizin verdiği mücadele bugünün meselelerinin çözümü için de ilham kaynağımızdır. Sefada da cefada da birlik. Doğu, batı, kuzey, güney vatanın her yerinde, her köşesinde ve her kişisinde birlik. Çanakkale’de aynı amaç için birbirine sarılanların; zengin, fakir, kentli, köylü, kökü, kökeni, nesebi ve meşrebine bakılmaksızın hepsinin tek adı vardı; Çanakkale Şehidi. Ve yüzbinlerin ortak adı olan o ismin kahramanları hala birliğimizin teminatı, hür ve bağımsız yaşama irademizin ilham kaynağıdır.

Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,

Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...

Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.

Dizeleriyle Mehmet Akif’in kahramanlıklarını destanlaştırdığı aziz şehitlerimizin, bize emaneti vatanımıza dün olduğu gibi yarınlarda da sahip çıkmayı, onların vatanları için gösterdiği yürekliliğin karşılığı olduğunu düşünüyor, “şehitlerin vuruldukları değil unutuldukları anda öleceği” idrakiyle aziz şehitlerimizi asla unutmamak, unutturmamak ve hatıralarına sahip çıkma kararlılığında olduğumuzu ifade ediyorum. Çanakkale Deniz Zaferinin 101’inci Yıldönümü ve Şehitler Günü vesileyle destansı kahramanlıklarını yüreğimiz titreyerek içimizde hissettiğimiz, aziz şehitlerimiz ile yüreğimizdeki acısı taze şehit kardeşlerimizi ve başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş tüm gazilerimizi, rahmet ve minnetle bir kez daha anıyorum.

Dualarımız onlarla.”